Ana içeriğe atla

Magnum Petroselinum

Bir Laneti Yaşamak

Dük, hayatını zehir eden ömründen ömür götüren illetin ancak geçen ayın 15’inde adını koyabilmişti. Çocukluğundan, bıyıkları ağarana kadar bu durumu olağan sanmıştı. Ona göre herkes kendisini gibiydi. Bu duruma her ne kadar illet dese de çözümün kendisinde saklı olduğunu içten içe biliyordu. Dük’ün illeti, imtihanı, hayatının zehri “Magnum Petroselinum”du.

 Küçük bir oğlanken bile üzerine vazife olan olmayan – özellikle vazife olmayan- her konuda hadsizce soru soruyor, merak ediyordu. Her konuya pervasızca yorum yapıyor, yoldan geçen herhangi bir insanın bile her hareketine kulp takıyordu. Dükün soylu ailesi minik oğullarının absürt soruları karşısında gülüp geçiyordu. Ancak gittikçe abartılan ve çizgiyi fazlasıyla aşan sorular karşısında bir süre sonra tahammülleri kalmadı. Dükün bıyıkları yeni terlerken aile, bin diyardan bin doktor getirdi ama hiçbiri ne bu hastalığa teşhis koyabiliyor ne de tedavi üretebiliyordu. Yıllar yılları kovaladı, Dük evlenme çağına geldiğinde hiçbir düşes onunla evlenmek istemedi. Çünkü Dükün yosma kadınlara bile ilgi gösterip onları merak etmesi, onlarla görüşmesi ülke sınırlarını geçen olaylardı. Dük için en uzak diyardan Düşes Marianne geldi fakat o da dükün bu anlamsız, abartı ve yersiz merakına ancak sekiz ay dayanabildi. Sonunda ailesi de ölünce dük, yapayalnız kaldı. Bunca yıl insanlara her soruyu sormayı, özel hayatlarına müdahale etmeyi kendine hak bilen dük ilerleyen yaşlarında bu huyundan vazgeçemedi. Son nefesine kadar hem kendi hayatını hem çevresindeki insanların hayatını zehir etmeye devam etti. Son cümlesi bile “Dün 2231 sokağından geçen kırmızı fularlı kadın evli mi?” oldu.

Dük hayatını yitirdikten sonra

Çok geçmedi anlamaları

Bu illetin

Bulaşıcı bir hastalık olduğunu

Lanetli Dükün halkı

Yanı başında duran

Uzaklarda aradığı tedaviyi

Bulamadı.


(Athena'nın kaleminden, Bir Laneti Yaşamak)


Yorumlar

  1. Gerçekten başırlı Bi hikaye. Giriş, gelişme ve sonuç bölümleri güzel işlenmiş. Yazar özenle seçilen betimlemeler arasında hikayeyi biraz daha uzatıp okurlara sadece yorum yapılacak değil akıllara kazınacak bir hikaye oluşturabilir.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

ENOLA HOLMES FİLM YORUMU

Öncelikle filmden biraz bahsedeceğim sonra film ve dizideki farkları söyleyip yorumu yazacağım. Filmin türü Netflix'te çocuk ve aile filmi olsa da bana göre feminizm, gizem ve suç  Film Sherlock Holmes'in kardeşi, Enola adındaki genç kızın annesi kaybolduktan sonra yaşadığı maceraları anlatıyor. Bu maceralar arasında abileri Sherlock ve Mycroft'u alt ederek evden kaçmak, annesini bulmak, kaçak lordun hayatını kurtarmak ve zarafet okulundan kaçmak var.        Başroller : Millie Boby Brown = Enola Holmes Henry Cavill = Sherlock Holmes Sam Clavlin = Mycroft Holmes Helena Bonham Carter = Eudoria Holmes Louis Partridge = Lord Tewkesbury     Yönetmen : Harry Bradbeer     Yapımcı : Mary Parent     Öykü : Nancy Springer     Film Süresi : 2 saat 3 dk     IMDb : 6,17    Google kullanıcılarının %95' i beğendi.    Filmin Fragmanı :  https://www.youtube.com/watch?v=W4VLWPpWH5A       ...

Mesafe

  Sıcak çörek eşliğinde Agustin’in mısralarından damlayan melankolinin derinliklerine dalmıştım. Bu kadar yoğun melankolik hali bana geçmiş anılarımı hatırlatmıştı. Bu denli karamsar     yazması     bu denli derin karamsar duygular hissetmesinden kaynaklı diye düşündüm.  Agustin’in şiirlerini yorumlamamız bitmişti sıra benim yazılarıma gelmişti. Biraz çekiniyordum yazılarım hakkındaki düşüncelerinden. Agustin’in dilinden dökülecek kelimeleri dört gözle bekliyordum ama tuhaftı    iki yazıyı okumak bu kadar uzun sürmemeliydi. Yine de sesimi çıkarmadım belki de bu onun yorumlama yöntemidir diye düşündüm.  “ Bilmiyorum adlı yazında duygularını şeffaflıkla aktarışın çok başarılı, karşıya geçirmişsin içindeki o karmaşayı” dedi. Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü kağıtlarımın arasına karışmış olmalıydı o yazım, donup kaldım ne diyeceğimi bilemedim.   Yanlış bir şey mi söyledim.  Hayır sadece bu kendimi pek iyi hissetmediğim bir dö...

Tanıtım

Athena ve Amber üniversite sınavına hazırlanan iki genç kız. Hayalleri için mücadele eden iki genç kız. Athena ve Amber hayatlarının, hayallerinin bir yerde saklanması ve paylaşılması gerektiğini düşündü. Bu paylaşımlarda insanların yaşamlarına, kalplerine dokunmayı amaçlıyorlar. İçlerindeki yazma aşkını blogta yayınlayacaklar. Her bir yazı da kendilerinden bir parça olacak. Yazılarında ebebiyat ve bilim üzerinden ilerlemeyi planlıyorlar. İçerikler : film-dizi yorumu, kitap yorumu, bilimsel araştırmalar, edebi yazılar ve daha fazlası olacak. Bloğu hayat gibi akışa bırakacaklar. İlham hangi konuya el verirse... Blogta ilerleme düşüncesi onları mutlu ediyor çünkü ne kadar çok okuyucu olursa o kadar çok insana dokunabilecek ve ilhamları artacak. Şu an o hayaller için yazıyorlar ilerde okuyucular için yazacaklar. Blog yazılarını sık sık yenilemeyi planlıyorlar. Yazılarında her konuya değinecekler.  Şimdiden iyi okumalar iyi eğlenceler  Bilimvedebiyat yazılarında kendinizi bulmanız...