Yıldızsız bir gecede soğuk insanın iliklerine işlerken atkımı bir kat daha doladım boynuma. Nedendir bilmem üşümek bana canlılığımı hatırlatıyordu, üşüdüğümde yaşadığımı hissediyordum. Evlerin pencerelerinden sızan sarı, beyaz ışıklar yolumu aydınlatıyordu, yolda ilerlerken dikkatlice sokağı dinliyordum. Özellikle duymak istediğim bir ses olduğundan değil, sadece insanların yaşamlarından kesitleri dinlemek istedim. Kulak misafiri ola ola yürürken kendimi kaptırmışım bu yüzden biriyle çarpıştım. Omzum sert bir şekilde çarptı bunun etkisiyle geriye doğru sendeledim, düşecek gibi oldum ama direğin birine tutundum. Ben dengemi sağlamaya çalışırken çarptığım kişi, hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etmiş benden yirmi adım kadar uzaklaşmıştı. Arkasına bile bakmadan gidiyordu, arkasından “pardon” diye bağırdım, cevap vermedi, başını belli belirsiz salladığını gördüm ya da gördüğümü sandım. Kaba olduğunu düşündüğüm bu yabancıya pek takılmadım. Parkın birine oturdum, gündüz yağan ...