Uğruna yıllarımı, gençliğimi, benliğimi verdiğim yoldan uzağım
Yolumu değiştirmem hiç de kolay olmadı gerçi yolu değiştiren ben olmadım. Bir gün kendimi o yoldan sapmış buldum sadece. Geriye baktığımda iz yoktu kaybolmuştum karanlık ve bilinmezlik ormanında. Yanımda kimse yoktu sadece uzaktan sesler geliyordu. Yoldan saptığım için beni yargılayan sesler
Yapacak hiçbir şey yoktu artık ne ileri gidebiliyordum ne geriye. Tek yaptığım oturup birilerinin gelip bana yolumu göstermesiydi
Biraz zaman geçti ve etraf insan doldu. Her biri bana farklı bir yol gösterdi ama bunların hiçbiri benim yolum değildi. Ne yapacaktım, kime uyacaktım, onların yolunda mutluluk var mıydı?
Bir karar vermem gerekiyordu ya kendi yolumu kendim bulmalıydım ki daha da kaybolabilirdim ya onların yolundan gitmeliydim. Karar vermek çok zordu benliğimden, hayatımdan, hayalimden vazgeçemezdim bunca yolu ne için gelmiştim ama tek başıma kaybolduğum yoldan da kurtulamazdım. Yorulmuştum, biraz dinlenmek, nefes almak istiyordum. Ama orman kasvetliydi orda kaldığım her dakika ruhumdan bir parça sökülüyordu.
Karar vermiştim en azından öyle sanmıştım. Gidecektim bu boğucu ormandan ama kiminle her bir kafadan bir ses geliyordu bu işleri daha da karıştırmıştı şimdi ne yapacaktım. Bütün yolların isimlerini sordum tek tek: Rosa, Tulipa, Althea , Syringa,Achillea,Lotus...
Yolları araştırmaya başladım artık kaybolmak istemiyordum.
Rosa yolundan çok güzel kokular geliyordu ama bir sürü engelle donatılmıştı. Bu engelleri aşacak gücüm var mıydı? Ya yine kaybolup tüm emeklerim heba olursa verdiğim çabaya değer miydi bu koku?
Achiellea yolu çok sakindi bir o kadar da zahmetsiz bir yoldu bir tane bile taş görünürde yoktu ama bu yoldaki çiçeklerin kokusu çok ağırdı midemi bulandırıp başımı ağrıtıyordu. Sırf yol engelsiz ve kolay diye bu baş ağrısını çekemezdim.
Tulipa, Rosa yoluna benzer bir yoldu. Güzel çiçekleri ve yorucu engelleri vardı. Kendi yolumdan çok uzak bir yoldu. Belki burda da mutlu olabilirdim ama çok çaba göstermem gerekirdi.
Karar vermek tekrar zorlaşmıştı hangi yolda mutlu olabilirdim, hangi yolda tekrar umut ışığını görebilirdim. Seçim yapamıyordum bu kararsızlık beni öldürecekti. Kararı ben almayacağıma karar verdim ve gözlerim kapalı bir yola girdim hangi yol olduğunu çok sonradan fark ettim.
Bu yol Althea yoluydu. İçten içe gitmek istediğim en son yol buydu. Nasıl olurdu da onca yol arasından bu yolu gözüm kapalı seçerdim. Bu bir işaretti ama bu işareti nasıl yorumlayacaktım. Yola başlamıştım kasvetli ve boğucu ormandan kurtulduğum için mutluydum ama aynı zamanda hüzünlüydüm onca yol katettiğim hayallerimdeki yoldan sapmanın hüznünü yaşayarak ilerliyordum. Bu yol kötü değildi hiçbir diken yoktu, ağaçlar hiç olmadığı kadar gür ve yeşildi, hava hiç olmadığı kadar güzeldi bu yolda ama hep hep bir burukluk vardı neden atamıyordum içimdeki acıyı. Geri mi dönmeliydim, kendi yolumu aramaya devam mı etmeliydim?
Hayır bunu yapamazdım tekrar o karanlık ormanda kalabilecek gücüm yoktu. Althea yolunda kalıp ilerlemek istedim belki de bu acı giderek azalacaktı ya da giderek büyüyüp beni pişmanlığımda boğacaktı.
Bilmiyorum sadece ilerleyip görebilirdim bu gerçeği.
Amber
Yorumlar
Yorum Gönder