Ana içeriğe atla

STANFORD HAPİSANE DENEYİ

 


2015 Yılında Kyle Patrick Alvarez’in yönetmenliğini yaptığı bu film, konusunu sosyal psikolog Philiph Zimbardo’nun gerçekleştirdiği deneyden alıyor. 1971 yılında Stanford Üniversitesinin yaz döneminde olduğu sıralarda Zimbardo okulun psikoloji departmanındaki bodrumu deney için düzenledi. Deneyin amacı hapishanedeki gardiyan ve mahkumların psikolojisini anlamaktı. Deneye katılanlar daha önce hiç tanışmamış, 15 dolar gibi bir ücret karşılığında gazete küpüründeki iş ilanından gelmiş 24 erkekti. Zimbardo kimin mahkum kimin gardiyan olacağına odasında yaptığı bir kurayla karar verdi. Daha sonra mahkum olarak seçilen kişileri evlerinden polis arabası ile kurmaca bir oyunla aldırdı. Onlara tıpkı gerçek mahkumlar gibi rahatsız ve tek düze kıyafetler giydirdi, üzerinle numara yapıştırdı. Gardiyanlaraysa aynı şekilde üniforma giydirdi, ellerine sopa verdi ve göz temasını engellemek amacıyla onlara aynalı gözlük dağıttı. 14 Ağustos günü başlayan ve iki hafta sürecek olan bu deneyde Zimbardo, gardiyanlara otoriteyi ele almayı ve sonsuz yetkiye sahip olduklarını söyledi. Yalnız onları şiddete başvurmamak konusunda tembihledi.
Olaylar bu şekilde başlarken devamında gerçekten şaşırtıcı ve dikkate şayan sonuçlar elde edildi. İşte film de bu deneyi nerdeyse gerçeğiyle birebir şekilde işliyor. Filmi izledikten sonra kendi kendinize sosyolojik çıkarımlar yapabilecek kadar düşünceli oluyorsunuz. Film bir tarafı karalarken öteki tarafı yücelten filmlerden oldukça farklı. Hollywood’un parıltılı sahne ışıkları altında çekilmiş bayağı filmlerden de oldukça uzakta. Festival filmi diyebileceğimiz, görsel efektlerdense konuya ve manaya yönelen filmler arasına giriyor.
İzlerken keyif alacağınız ve bittikten sonra otorite hakkında ciddi düşüncelere dalacağınız bir film olduğunu iddia ediyoruz! Eğer siz yine olur da filmi izlemek istemeyip deneyi merak edenlerden olursanız burada deneyin ayrıntılı bir anlatımı var. Yalnız “Ben bu filmi izlerim.” Diyorsanız yazıyı okumadan önce filmi izlemeniz tavsiye olunur.

Athena.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ENOLA HOLMES FİLM YORUMU

Öncelikle filmden biraz bahsedeceğim sonra film ve dizideki farkları söyleyip yorumu yazacağım. Filmin türü Netflix'te çocuk ve aile filmi olsa da bana göre feminizm, gizem ve suç  Film Sherlock Holmes'in kardeşi, Enola adındaki genç kızın annesi kaybolduktan sonra yaşadığı maceraları anlatıyor. Bu maceralar arasında abileri Sherlock ve Mycroft'u alt ederek evden kaçmak, annesini bulmak, kaçak lordun hayatını kurtarmak ve zarafet okulundan kaçmak var.        Başroller : Millie Boby Brown = Enola Holmes Henry Cavill = Sherlock Holmes Sam Clavlin = Mycroft Holmes Helena Bonham Carter = Eudoria Holmes Louis Partridge = Lord Tewkesbury     Yönetmen : Harry Bradbeer     Yapımcı : Mary Parent     Öykü : Nancy Springer     Film Süresi : 2 saat 3 dk     IMDb : 6,17    Google kullanıcılarının %95' i beğendi.    Filmin Fragmanı :  https://www.youtube.com/watch?v=W4VLWPpWH5A       ...

Mesafe

  Sıcak çörek eşliğinde Agustin’in mısralarından damlayan melankolinin derinliklerine dalmıştım. Bu kadar yoğun melankolik hali bana geçmiş anılarımı hatırlatmıştı. Bu denli karamsar     yazması     bu denli derin karamsar duygular hissetmesinden kaynaklı diye düşündüm.  Agustin’in şiirlerini yorumlamamız bitmişti sıra benim yazılarıma gelmişti. Biraz çekiniyordum yazılarım hakkındaki düşüncelerinden. Agustin’in dilinden dökülecek kelimeleri dört gözle bekliyordum ama tuhaftı    iki yazıyı okumak bu kadar uzun sürmemeliydi. Yine de sesimi çıkarmadım belki de bu onun yorumlama yöntemidir diye düşündüm.  “ Bilmiyorum adlı yazında duygularını şeffaflıkla aktarışın çok başarılı, karşıya geçirmişsin içindeki o karmaşayı” dedi. Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü kağıtlarımın arasına karışmış olmalıydı o yazım, donup kaldım ne diyeceğimi bilemedim.   Yanlış bir şey mi söyledim.  Hayır sadece bu kendimi pek iyi hissetmediğim bir dö...

Tanıtım

Athena ve Amber üniversite sınavına hazırlanan iki genç kız. Hayalleri için mücadele eden iki genç kız. Athena ve Amber hayatlarının, hayallerinin bir yerde saklanması ve paylaşılması gerektiğini düşündü. Bu paylaşımlarda insanların yaşamlarına, kalplerine dokunmayı amaçlıyorlar. İçlerindeki yazma aşkını blogta yayınlayacaklar. Her bir yazı da kendilerinden bir parça olacak. Yazılarında ebebiyat ve bilim üzerinden ilerlemeyi planlıyorlar. İçerikler : film-dizi yorumu, kitap yorumu, bilimsel araştırmalar, edebi yazılar ve daha fazlası olacak. Bloğu hayat gibi akışa bırakacaklar. İlham hangi konuya el verirse... Blogta ilerleme düşüncesi onları mutlu ediyor çünkü ne kadar çok okuyucu olursa o kadar çok insana dokunabilecek ve ilhamları artacak. Şu an o hayaller için yazıyorlar ilerde okuyucular için yazacaklar. Blog yazılarını sık sık yenilemeyi planlıyorlar. Yazılarında her konuya değinecekler.  Şimdiden iyi okumalar iyi eğlenceler  Bilimvedebiyat yazılarında kendinizi bulmanız...