Kafka, 1883
yılında 3 Temmuz’da Yahudi bir ailenin ilk çocuğu olarak Prag’da dünyaya geldi.
Yaşamı boyunca pek tanınmayan Kafka, yakın arkadaşı Max Brod'a verdiği
vasiyetinde tüm yazdıklarının imha edilmesini rica etmişti. Fakat Max Brod,
Kafka'nın Viyana'da ölümünün ardından aksi yönde hareket ederek elindeki
eserleri yayımlamaya başladı. Kafka, ölümünden sonra da olsa, dünyaca ünlü bir
yazar haline geldi. Kafka 41 yıllık ömründe Alman Edebiyatına büyük katkılar
sağladı. “Kafkaesk” de Kafka’nın dünya diline kazandırdığı bir sıfattır.
Nedir Kakfaesk?
“Kafkaesk, Franz Kafka'dan esinlenerek üretilen,
Kafka'nın tasvirlerindeki gibi, tehdit edici ya da korkutucu anlamlarına gelen
bir sıfattır. Kafka'nın stiline özgü olarak hikâyelerinde anlatım akışının
doğal bir parçası olarak, bilinen ve algılanan gerçeklikten kopma, uzaklaşma
durumunu ifade eder.”[1]
Kafka’nın birbirinden değerli birçok eseri
vardır. Sizlere bunların birkaçından bahsedeceğim.
1. Dönüşüm
Bugün Kafka’yı
Kafka yapan eserin “Dönüşüm” olduğunu düşünüyorum. Bir sabah uyandığında
kendini böcek olan bulan Gregor Samsa’nın hikayesini bilmeyen yoktur. Babasının
ona fırlattığı bardak, kardeşinin sadakati…
Bazı iddialara
göre Kafka, hayatının o döneminde kendini bir böcek kadar yalnız, aşağılık ve
değersiz hissettiği için bu hikayeyi yazmıştır. Kitapta, Gregor’un ailesinin
yanında günden güne oluşan görünmezliği, artık para kazanamamak ve bunun
getirdiği işe yaramazlık hissi bu iddiayı destekliyor. Kesinlikle bir kez
okunarak yetinilmemesi gereken bir kitap.
Bu kitapla
ilgili birçok yayınevi Kafka’nın anısına saygısızlık ediyor. Kafka, Kurt Wolff
yayınevine yazdığı 25 Ekim 1915 Tarihli mektubunda; Dönüşüm’ün kapağında kesinlikle bir böcek
resminin olmamasını, hatta böceğin uzaktan görünümünü tasvir eden bir sahnenin
bile resmedilmemesi gerektiğini belirtmiş.
2. Milena’ya
Mektuplar
Kafka'nın da
dediği gibi "Mektup yazmak, hayaletlerin önünde soyunmak demektir, çünkü
onlarda aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. Yazıya dökülen öpücükler yerlerine
ulaşamaz, hayaletler yolda yalayıp yutarlar onları."
Kafka'nın 38
yaşındayken 24 yaşında ve evli olan Milena'ya yazdığı mektuplardan oluşan
kitaptır. Bu kitap sayesinde Kafka’nın o dönemdeki ruh halini anlama fırsatı
buluyoruz. Milena’nın mektuplarının kaybolmuş olmasının – yakılmış olabilir- nedeni olarak olaylara sadece Kafka açısından
bakabiliyoruz. Kafka’nın duyduğu aşkın ne denli derin ve katıksız olduğu
mektuplardan anlaşılıyor. Yalnız buradaki aşk sıradan bir erkek-kadın aşkı
değil, Kafka’nın Milena’ya tüm varlığıyla duyduğu aşk, inanılmaz. Kitabı
okudukça Milena olası geliyor. Bugün sık sık karşılaştığımız meşhur alıntıların
kaynağı bu kitaptır.
“Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende
ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören
mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?”
“Yanımda yürüyordun Milena, düşünsene, yanımda
yürümüştün!
Aşık biri için ne büyük nimet değil mi?”
3. Açlık
Sanatçısı
“Ein
Hungerkünstler” (Açlık Sanatçısı) Kafka’nın kısa öykülerinden oluşan bir
kitabıdır. İçindeki hikayeler oldukça anlamlıdır. Özellikle kitaba adını veren ”Açlık
Sanatçısı”ndan bahsetmek gerekirse günlerce aç kalan bir adam ve bunu sanat
olarak yapıyor. Yıllar içerisinde pek değer verdiği sanatına gelen ilgi
azalıyor fakat o hiçbir zaman pes etmiyor. Kafka’nın bu öyküde kullandığı
metaforlar bile onun işinde ne kadar usta olduğunun kanıtıdır.



Yorumlar
Yorum Gönder