Ana içeriğe atla

MİGREN

 


Bugün sizlere dünyada sık görülen bir hastalıktan bahsedeceğim

Sıradan bir baş ağrısı olmayıp tedavisi mümkün nörolojik bir hastalık olan migren, doktora en fazla başvurulan rahatsızlıklardan biridir.

Migren Hakkında Bazı Bilgiler :

Kelime Kökeni : Fransızca migraine "yarım baş ağrısı" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Geç Latince aynı anlama gelen hemicrania sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Yunancaʰēmi- ἡμι-  "yarım" ve Eski Yunanca kraníonκρανίον  "kafa, kafatası" sözcüklerinin bileşiğidir. 

Uzmanlık Alanı : Nöroloji

Görülme Yüzdesi :
Türkiye Baş Ağrısı ve Migren Epidemiyolojisi Çalışması” verilerine göre kadınlarda migren oranı yüzde 24.6, erkeklerde ise yüzde 8.5. Bu verilere göre Türkiye’de her 4 kadından ve her 12 erkekten birinde migren görülüyor. Türkiye’de 18-65 yaş arası erişkinlerde migren sıklığı yüzde 16.4. Bu, her 7 kişiden birinde migren olduğu ve 12 milyon migren hastasının bulunduğu anlamına geliyor.

Migren Nedir ? : Migren, yaşam kalitesini düşüren ve günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayan hastalıklardan biridir.Ataklar halinde yaşanan bir baş ağrısıdır.

Migren Neden Olur ? : Genetik veya çevresel faktörlerinde rol oynadığı bilinmektedir. Atakların ortaya çıkmasında, serotonin de dahil olmak üzere beyin kimyasallarında yaşanan dengesizliklerin neden olduğu düşünülmektedir.

Olağan Başlangıcı : Ergenlik dönemi yakınlarında

Belirtiler :
Migren atakları dört aşamalı olabilir: prodrom, aura, baş ağrısı ve postdrom dönemleri. Her migren atağında tüm aşamalar görülmeyebilir.

Prodrom=
Baş ağrısı başlamadan bir veya iki gün önce, hastalar yaklaşan migren atağı için uyarıcı küçük değişiklikleri fark edebilebilirler:
• Kabızlık
• Ruh hali değişiklikleri, karamsarlık, huzursuzluk
• Yeme İsteği
• Boyun tutulması
• Artan susuzluk ve idrara çıkma
• Sık esneme

Aura=
Şiddetli baş ağrısından hemen önce görülen bazı nörolojik belirtilere “Aura” denir. Görmeye ait veya duyusal olabilir. Migren aurası ağrının başlamasından önce veya ağrının ilk gelişme döneminde olur. Oldukça kısa sürelidirler; 10 ile 30 dakika arasında genellikle 20 dakika sürerler.
Görsel Aura:Hastalar titrek parıldayan ışıklar tarif ederler.
Duyusal Aura:Migrenin duyusal aurası el ve dilde veya ağız ve çenede uyuşma, karıncalanma şeklindedir.

Atak=
Tedavi edilmeyen migren atakları kişiden kişiye değişiklik göstermesi ile birlikte, 4 ila 72 saat arasında sürebilir. Ataklar nadir olabildiği gibi ayda veya haftada birkaç defa da olabilir. Hasta migren atağı sırasında; kalp atışı şeklinde zonklama, mide bulantısı – kusma, ışık – ses ve hatta dokunmaya karşı aşırı hissiyat, bulanık görme, baş dönmesi ve bazı durumlarda baygınlık yaşayabilir.

Postdrome(atak sonrası)=
Postdrome sonrasında, hasta kendini bitkin, tükenmiş ve az da olsa rahatlamış hisseder. Hasta 24 saat içerisinde; güçsüzlük, baş dönmesi, huzursuzluk, ışık ve sese karşı hassasiyet yaşayabilir.


Migreni Neler Tetikler ? :

• Öğün atlamak veya geciktirmek
• Yeterli su içmemek
• Az veya fazla uyumak
• Yoğun egzersiz yapmak
• Uzun süreli yolculuklar
• Yanıp sönen ışıklar
• Keskin kokular
• İklim değişikliği
• Duygusal ve psikolojik faktörler
• Migrene iyi gelmeyen yiyecekler: Örneğin çikolata, kakao, bakla, kuru fasulye, mercimek ve soya ürünleri, çeşitli deniz ürünler, sakatatlar, alkollü içecekler,  hazır et ve tavuk suyu tabletleri, konserveler, çağ kahve ve asitli içecekleri, incir, kuru üzüm, papaya, avokado, muz ve kırmızı erik,  fıstık ezmesi

Migren Tedavisi :

Migren tedavisinde kullanılan ilaçlar, baş ağrısı atakları sırasında ağrıyı ortadan kaldırmada ya da eşlik eden bulantı, kusma gibi belirtileri durdurmada veya sık gelen baş ağrısı ataklarının sıklığını kontrol etmeye yardımcı olabilir. Migren tedavisine yönelik birçok ilaç mevcuttur.

!!!Migrenin tedavisi için bir çok tedavi olsa da bunlardan bahsetmeyeceğim çünkü en iyi tanı ve tedaviyi doktorunuz verecektir.
Ben sadece araştırmalarımdan bulduğum belli başlı şeyleri yazdım.

Amber = Bende migren hastasıyım ve gerçekten zor bir hastalık. Benimki genetik annem ve ablamda da var. İlk 2017 senesinde ağrılar başladı. Okuldaki gürültü beni gerçekten yıpratıyordu. 2018'de artık ağrılara dayanamadım hastaneye gittim ve doktorum bazı test ve tenkitler sonucunda migrenimin olduğunu söyledi. İlk başlarda ağrı kesiciler yardımıyla atakları atlatıyordum fakat bir süre sonra ağrı kesiciler etki etmemeye başladı. Bende ilaç kullanımını azalttım şu an başım çok fazla ağrımadığı sürece ilaç kullanmıyorum. Kendimce basit yöntemler buldum. Başım ağrıdığında ortamdan ayrılıp sessiz bir yerde oturuyorum derin nefesler alıyorum. Eğer ortamdan ayrılamıyorsam kulaklıkla sakin müzikler dinliyorum. Kendi kendimi rahatlatmaya çalışıyorum kısacası. Stres, uzun yolculuk, öğün saatinin gecikmesi ve gürültülü ortamlarda migrenim bastırıyor. Ve okulda teneffüslerde çok zorlanıyordum gerçekten. Ama yavaş yavaş alıştım ve hala alışma sürecim devam ediyor. Migren hayatın her yerinde olsa da bizi etkilemesine izin vermeyelim.
Umarım yazdıklarım size faydalı olmuştur ağrılarınızdan kurtulmanız dileğiyle 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ENOLA HOLMES FİLM YORUMU

Öncelikle filmden biraz bahsedeceğim sonra film ve dizideki farkları söyleyip yorumu yazacağım. Filmin türü Netflix'te çocuk ve aile filmi olsa da bana göre feminizm, gizem ve suç  Film Sherlock Holmes'in kardeşi, Enola adındaki genç kızın annesi kaybolduktan sonra yaşadığı maceraları anlatıyor. Bu maceralar arasında abileri Sherlock ve Mycroft'u alt ederek evden kaçmak, annesini bulmak, kaçak lordun hayatını kurtarmak ve zarafet okulundan kaçmak var.        Başroller : Millie Boby Brown = Enola Holmes Henry Cavill = Sherlock Holmes Sam Clavlin = Mycroft Holmes Helena Bonham Carter = Eudoria Holmes Louis Partridge = Lord Tewkesbury     Yönetmen : Harry Bradbeer     Yapımcı : Mary Parent     Öykü : Nancy Springer     Film Süresi : 2 saat 3 dk     IMDb : 6,17    Google kullanıcılarının %95' i beğendi.    Filmin Fragmanı :  https://www.youtube.com/watch?v=W4VLWPpWH5A       ...

Mesafe

  Sıcak çörek eşliğinde Agustin’in mısralarından damlayan melankolinin derinliklerine dalmıştım. Bu kadar yoğun melankolik hali bana geçmiş anılarımı hatırlatmıştı. Bu denli karamsar     yazması     bu denli derin karamsar duygular hissetmesinden kaynaklı diye düşündüm.  Agustin’in şiirlerini yorumlamamız bitmişti sıra benim yazılarıma gelmişti. Biraz çekiniyordum yazılarım hakkındaki düşüncelerinden. Agustin’in dilinden dökülecek kelimeleri dört gözle bekliyordum ama tuhaftı    iki yazıyı okumak bu kadar uzun sürmemeliydi. Yine de sesimi çıkarmadım belki de bu onun yorumlama yöntemidir diye düşündüm.  “ Bilmiyorum adlı yazında duygularını şeffaflıkla aktarışın çok başarılı, karşıya geçirmişsin içindeki o karmaşayı” dedi. Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü kağıtlarımın arasına karışmış olmalıydı o yazım, donup kaldım ne diyeceğimi bilemedim.   Yanlış bir şey mi söyledim.  Hayır sadece bu kendimi pek iyi hissetmediğim bir dö...

Tanıtım

Athena ve Amber üniversite sınavına hazırlanan iki genç kız. Hayalleri için mücadele eden iki genç kız. Athena ve Amber hayatlarının, hayallerinin bir yerde saklanması ve paylaşılması gerektiğini düşündü. Bu paylaşımlarda insanların yaşamlarına, kalplerine dokunmayı amaçlıyorlar. İçlerindeki yazma aşkını blogta yayınlayacaklar. Her bir yazı da kendilerinden bir parça olacak. Yazılarında ebebiyat ve bilim üzerinden ilerlemeyi planlıyorlar. İçerikler : film-dizi yorumu, kitap yorumu, bilimsel araştırmalar, edebi yazılar ve daha fazlası olacak. Bloğu hayat gibi akışa bırakacaklar. İlham hangi konuya el verirse... Blogta ilerleme düşüncesi onları mutlu ediyor çünkü ne kadar çok okuyucu olursa o kadar çok insana dokunabilecek ve ilhamları artacak. Şu an o hayaller için yazıyorlar ilerde okuyucular için yazacaklar. Blog yazılarını sık sık yenilemeyi planlıyorlar. Yazılarında her konuya değinecekler.  Şimdiden iyi okumalar iyi eğlenceler  Bilimvedebiyat yazılarında kendinizi bulmanız...